15 Aralık 2012 Cumartesi

Bez Dolap

Bedenler katlanır.
Bez dolabına sıkıştırdığı kıyafetlere inat.
Çırılçıplak katlanır.
Bir köşede, öylece.
Kapı arkası kokun asılı kazağında.
Aceleciydi tüm şaraplar.
Ancak bu kadar dayanabilirdi,
Mum da yatsıda söndü.
Sen yalan.
Ben yalancı.
Peki ya şimdi?
Gitmek kolay, ya sonrası?

14 Aralık 2012 Cuma

Büyükpark'a Çıkınca


Bu soğukluğu biliyorum. O yürüyüşleri.
Köşe sonunda Cemal Usta var, sigarasını yakmışsa elleşmiyorum, yoksa bir pilavını yiyorum. Susuyorum.
Allah diyor bereket versin.
İnanmıyorum ama bir garip de olmuyor değilim ne yalan söyleyeyim.
Karın da doyunca tabii
Bir nebze gülüyorum.
Dönüş yolunun ilk adımlarında,
Winston Box,
Hep o yolda yenisini açıyorum tesadüf.
Bir dal alıp içiyorum
Ne tatlı geliyor bir bilsen.
Bir bilsen ne acı geliyorsun.
Bir bilsen sadece sen geliyorsun.
Bir bilsen sadece sen gitmiyorsun.
Bornova'da sokaklar Büyükpark'a çıktığı anda,
Yaklaşıyorum.
Uzaklaşıyorum
Bornova'da sokaklar Büyükpark'a çıktığı anda,
Çoğalıyorum
Azalıyorum
Bornova'da sokaklar Büyükpark'a çıktığı anda en çok
-her zamanki gibi-
Geçiyorum.
Geçiyorum, gidiyorum.
Ama bir kez daha buna izin vermeyeceğim.

27 Kasım 2012 Salı


Biraz şehir, biraz yeşil;
.Geride kaldın.
 ..Dur!
   .Hayır yetiş.
   .. Biraz, biraz değişsen..
     .Sen nasıl istersen.
     .. Çek ceketimi. Bende gez.
       . Sen de dinlen.
 ..Biraz kesin. Biraz şüphe.
  .Hem emindik , hem çeliştik.
   ..Doğru, yalan söylemezsin.
    .Bir kere de doğru söylemedin.
     ..Neyse, geçti.
        .Ne isen kal.
        ..Git.
         .''Dur!'' da demiştin.
         ..Her dediğime inanma, tek doğru söylediğim yalandır benim.

6 Kasım 2012 Salı

Karıştır, Dibi tutmasın.

-İnternetim var, ufak tefek hamlelerle de pek çok siteye girerim. Kitap, defter alacak param, gazetemi satan bakkalım var. Ulusal/Yabancı pek çok TV kanalını da barındırıyor kablolu yayın. Ama geçen zaman içinde şunu fark ettim; gün içerisinde ülke gündemine giren pek çok isim oluyor. Kimisi o gün ve birkaç gün daha 'konuşuluyor, tartışılıyor' sonrası soru işareti, kimisi de yüksele yüksele yarın en tepeye kadar ulaşıyor.
Bazı günler bazı paketler ortaya atılıyor, açılımlar, erken seçim tartışmaları oluyor, silah bulunuyor, çatışmalar oluyor, açlık grevleri yapılıyor, orantısız güç, siyasetçiler tarafından seviyesiz diller kullanılıyor. Bazen birileri ağlıyor, birileri evladını kaybediyor. Sonra babam arıyor: ''Koçum, ne yaptın bugün?''. ''Ne yapayım be babişkom, okula gittim, geldim.'' diyorum. Kafamı yastığa koyduktan sonra içim hep bir garip. Ulan diyorum bugün de salağa yattık.
Genel bir ifade belirtmek gerekirse; kimin ne yaptığını takip etmekte güçlük çekiyorum. Sadece ben olsam eyvallah, benim durumumda olan, aslında farkındalık düzeyi gelişmiş, birçok akranım, büyüğüm, mevcut.

Birileri zarar gördüğünü, acı çektiğini söylüyorsa, karşısında ona zulmeden birileri aşikar olmalı. Düne göre bugün aklında daha fazla soru üretiyorsan, bir şeylerin ters gittiğinin bilincindesin. Ama gün içinde anlamak için uğraşmaya zamanın yok, neler oluyor, NEDEN oluyor, yalancılar / doğru söyleyenler kim, ve aslında ne olması gerek... Tedirginliklerine son vermek için burada toplanalım. Emin ol seninle aynıyım. Bugünden itibaren ben bir adım atıyor ve her gün buradan yazmaya çalışıyorum. Anlamlandırmak istediğin her şeyi , gel birlikte anlamlandıralım. Sadece siyasi değil, bu siyasi gidişatların nedenlerinin altında yatan tüm olasılıkları anlamlandırmak için, haydi artık başlayalım.

Futbolun, magazinin, TV dizilerinin, paranın, koyunlaştıramadığı bir gelecek görünüyor. Bir gün!


 13.50, 06.11.2012 .

23 Temmuz 2012 Pazartesi

İnsanoğlu Gözlemleri

           -İnsanoğlunun bir cümleye özne ya da nesne oluşlarını inceler.
1-İstekler bağımsız ve duygusal olarak bünyesinden çıkarken bunları sorgulayan mantık mekanizması edindiği tecrubelerle gelişebilir.
2-Büyük haz duyarak yaptığı bir işten bir anda sıkılabilir, hatta neftret edebilir.
3-İçinde sakladığı şeyler hayatın rutininde gayet ortada olabilir. Bunun farkında olmak bazen acı verici bazen sevindirici olabilir.
4-Bazen hissetmesi gerekenden fazlasını hisedebilirken, bazen donakalabilir.
5-Yanlış yapmaya, doğrusunu yapmaktan daha kolay alışabilir. Ve hayatı boyunca her şeye alışabilir. 
6-En çok korktuğu şey karşısında cesaret bulabilir, En cesur olduğu anda korkabilir. 
7-Ciddiyetten sıkıldığı zamanlarda beyni sıkıntıdan kurtarmak için hayal kurabilir. Bu anlarda ciddi şeyler ortaya çıkarabilir. 
8-Göz göze geldi mi utanabilir,ne yapacağını bilemez ve başını çevirebilir.

9- Yeni doğan bebeklerin ilk nefeslerindeki algıları hariç, hiçbir insan bir daha aynı ortak algıyı edinemeyebilir. 

10- Rutin olarak yaptığı işler, karşılaşabileceği sıra dışı olayların olumsuz sonuçlarından kaçınmak adına koruyucu nitelik gösterebilir.

11- Madde 1'e ek olarak;
      Tecrübe, edinildiği takdirde algıyı oluşturabilir. Algılar, işlenilerek* değer yargısına dönüşebilir. Değer   
yargıları, kapasitenin** sınırlarını belirleyebilir.
      
      Algıların işlenmesi*: Toplumsal değer yargılarına benzetilerek başlayıp, kapasitenin artması yoluyla öznelleşebilir.
     
      Kapasite**: Tecrübe edinme hızını etkileyen farkındalık düzeyidir.

      Formül: Tecrübe -->Algı, Algı -->Değer yargısı, Değer yargısı -->Kapasite.